prograf propecia proscar protonix protopic provas comp provas maxx provas provera pyridium ranimed ranisifar rebetol red viagra regepar reglan remeron reminyl renagel renova requip resochine retin a retrovir revatio revia rheumatrex rhinocort rhinovent risperdal rivodarone robaxin rocaltrol rogaine rudopram rulid rulide salazopyrin saroten selecim septicol
     

0
Start Giriş Üye Ol üyeler ((( RAVDATe@m))) Arama
Toplam Kategori: 69 *** Toplam Konu: 30095 *** Toplam Mesaj: 148180
Forum Anasayfa » Arama Sonuçları

130 Sonuç - Yeni Arama
Sayfa (7): (1) 2 3 Devam >
Ekleyen Mesaj
Konu: Sevgi Dolabi...
Hüzünlü_gurbet su an offline Hüzünlü_gurbet  
Adin kaliyordu yalniz, SEVGI...
138 Mesaj -
Bütün sevgisizliklere inat, Sevgi yazıldı adın nüfus kütüğüne. Küçücük yüreğin çarpardı sevgi, sevgi diye...
Ayaza çalan gecelerde ısınırdı gülüşünle aile efradı. Bir güldün mü, gamzelerinde güller açardı yedirenkli.
Ellerin nasır tuttu sen büyüdükçe. Yine de dokunduğun bedenlerin yürekleri yoğruldu sevgi hamuruyla.
Saçların vardı, kıskanırdı tüm kadınlar. İlmek ilmek dökülürdü omuzlarından örgülerin. Şöyle salıp bir savursan sevgi rüzgarı eserdi soğuk yüzlere.
Zamanla nurdan aklar düştü saçlarına da. Aldırmadın...
''Onlar sevgimin yorgun bedenleri'' derdin, ayrı bir özenle tarardın.
Gözlerin vardı saçlarından daha yorgun bakan. Gülüşlerinin ferimi kaçtı Sevgi Kız derlerdi!
Bir göz açıp kapama anında geri dönerdi zeytin karası gözlerine sevgi pırıltıları.
Zamandan yıllar çalan saatler, bir tek sevgine dokunamadı senin. Vakti geniş, vakti uzun sandığın ömrün son demleriydi artık...
Saçlarının nurdan aklarını tarayamaz oldun. Sevgi adına esen rüzgarlar duruldu savurduğun sicim saçlarının etrafında. Gamzelerinin gülleri soldu, zeytin karası gözlerinde ki sevgi şuleleri söndü.
Bütün sevgisizliklere inat, sevgi yazılmıştı ya adın nüfus kütüğüne...
Başka bir gönül efendisi bulamadın, adına ''aşk'' denilen...
O yüzden bu dünyadan, sevgilerini miras bırakacak evlatların olmadan göçecektin.
Bembeyaz tenin soğuyordu...
Adın kalıyordu yalnız, SEVGİ...
Nüfus kütüğünde ki çetelede, adının karşısına notunu düşüyordu memur.
Ölü...
Sonra sevgi dilden dile dolaşan efsane oldu, bebelerin uyku öncesi ninnilerine eşlik etti, düğünlerde gelinlere öğüt oldu...
Adı vardı, kendisi yok oldu.
Ekleme Tarihi: 16.01.2013 - 23:51
Hüzünlü_gurbet üyenin diğer mesajları Hüzünlü_gurbet`in Profili Hüzünlü_gurbet Özel Mesaj Gönder Sayfanın başına dön
Konu: Tüm arkadaşlık dostluk adına sevgi emek ister ( insana)
Hüzünlü_gurbet su an offline Hüzünlü_gurbet  
138 Mesaj -
Amin...

Dua,dua,dua
Huzurun Dilendiği,umudun Tükenmediği
Acinin Paylaşildiği,hastaliğin Anlatildiği
çareler Arandiği Yerdir Burasi.
Tek Yürek Olmanin Adresi
Onlar Yüzler Binlerce Dualarin Okunduğu
Meleklerimizin Bitane' Olduğu
Ablasi Kardeşi Abisi Ile Herkesin Dost Olduğu
Yerdir Burasi.
Sevenlerin Yanik Sesleri,annelerin Ağlayişlari
Babalarin Dualari,kardeşlerin Aminleri
Yaptiği Yerdir Burasi .
Dua Dostluğu Nedir Bilirmisin ?
Dua Dostluğu Yürektir .
Yüreğin Güzelliğidir.
Yüreğin Berrakliğidir.
çikarsizdir .
Menfaat Aramaz Dua Dostluğu .
Sende Umudunun Tükendiğini Düşünüyorsan Koş Dostum Koşbaktabul
Sana Bir Dua Eden Olsun
Sen Birine Dua Et!
Bilmezsin Hangi Kirik Gönlün Duasidir Karanliklari Aydinlatan,
Sana Ummadik Kapilar Açan
Bilmezsin Kimin Için Ettiğin Duadir ,seni Böyle Ayakta Tutan
Dualarda Buluşalim...
Daim Dualaşalim ...



Bu mesaj 1 kez ve en son Hüzünlü_gurbet tarafından 26.03.2011 - 22:59 tarihinde değiştirilmiştir.
Ekleme Tarihi: 26.03.2011 - 22:55
Hüzünlü_gurbet üyenin diğer mesajları Hüzünlü_gurbet`in Profili Hüzünlü_gurbet Özel Mesaj Gönder Sayfanın başına dön
Konu: ...!!!...MeVLüT KaNDiLi...!!!...
Hüzünlü_gurbet su an offline Hüzünlü_gurbet  
RE:
138 Mesaj -
Alıntı
Orijınalı rifat56

"Allahumme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âli seyyidina Muhammed "
Efendimiz'e (SAV) sonsuz salât ve selam olsun...
Günümüz gecemiz,gönlümüz hecemiz mübarek olsun....
Hayırlı Kandiller...


Ekleme Tarihi: 15.02.2011 - 17:55
Hüzünlü_gurbet üyenin diğer mesajları Hüzünlü_gurbet`in Profili Hüzünlü_gurbet Özel Mesaj Gönder Sayfanın başına dön
Konu: Tüm arkadaşlık dostluk adına sevgi emek ister ( insana)
Hüzünlü_gurbet su an offline Hüzünlü_gurbet  
138 Mesaj -
Terentius, “Onunla her şeyi paylaşmak zevkinden mahrum kalınca, hiçbir zevki tatmamaya karar verdim” demiş, yitirdiği bir dostunun ardından.

Nasıl bir insandan bahseder Terentius?

Karşısında zavallı gibi görünmekten korkmadığımız, bizi değiştirmeye değil zenginleştirmeye çalışan, yargılayan değil, kendimizi sorgulamamıza yardımcı olan biri midir yitirilen? Sabahın 3′ünde çaldığımız kapısını açtığında, tek kelime etmeden kollarına atılıp ağlayabileceğimiz bir insan mıdır? Terentius’un acısını bu şekilde dillendiren?

Nedenlerini merak etse de, göz yaşlarımızın dinmesini bekleyecek kadar anlayışlı, titrek sesimiz ve telaşlı cümlelerimizi sükunetle dinleyecek kadar sabırlı, acımızın bir kısmını kendine yük edinecek kadar cömert ve yürekli insanlar mıdır dost diye seçtiklerimiz?

Sadece sohbeti değil, sessizliği de sıkıcı olmayan; yalnızlığımızı unutmak için varlığı, eksikliğini hissetmemiz için yokluğu kafi gelen insanlara mı dostum deriz?

Başımıza gelen güzel bir şeyin coşkusu yüreğimize sığmadığında, saate aldırmayıp telefona sarıldığımız ve karşımızdaki uykulu sese “Kulaklarına inanamayacaksın!” diye bağırdığımızda, “Sabahı bekleyemez miydin?” demeyen biri midir gerçek bir dost?

Güzel bir film izlediğimizde, keşke O da olsaydı dediğimiz, okuduğumuz bir kitaptan bahsedebildigimiz ve en mahrem sırlarımızı anlattıktan sonra rahatça uykuya dalabildiğimiz bir sırdaş mıdır yoksa ?

Konuşurken gözlerimizi kaçırmadığımız, kendimizi saklamadığımız ve yüzümüze en acı gerçekleri haykırırken bile darılmadığımız yalnızlığımız mıdır dost dediğimiz insanlar?

Ne bileyim, aynı fikirde olmasak da uzlaşabildiğimiz, köprüleri atmadan da tartışabildiğimiz, her savaştan birlikte ve biraz daha güçlenmiş bağlarla çıktığımız insanlar mıdır dost payesi verdiklerimiz?

Tanıdığımızı sanırken, daha keşfedilmeyi bekleyen nice el değmemiş duygular ve düşünceler taşıdığını gördüğümüz; sürekli bizi saşırtan kendimiz midir onlarda sevdiğimiz?

Aristo haklı mıdır; “Dostluk bir ruhun iki ayrı bedende yaşamasıdır” derken ve Terentius, başka bir bedende toprağa verdiği ruhunun yaşını mı tutmaktadır?

Paylaştığı her şeye ölüm de mi dahildir?

Acaba, neyi kaybedeceğini, dostu ölmeden önce fark etmiş midir?

Ya biz; her şeyi paylaşmanın, iddialı ve gerçek dışı geldiği günümüzde, sahip miyiz gerçek bir dosta?

Ya da adımızın önüne dost sıfatı koyan insanlar var mıdır hayatımızda?

Yoksa kendimizi sevmeyi başaramadığımızdan, şaşırıyor muyuz bizi sevdiğini söyleyen birinin varlığına, inanamıyor muyuz yanımızda kalmasına ve uzaklaştırıyor muyuz içten içe bizi sevmesini istediğimiz insanı kendimizden?

Ve bir gün, bir el daha kayıp gittiğinde avuçlarımızdan, kendi mezarımızın başında ağlayacağımızı biliyor muyuz?

İş işten geçmeden önce teşekkür edebiliyor muyuz sevdiğimize, hiç değilse bizi sevdiği için…

Ekleme Tarihi: 15.02.2011 - 17:50
Hüzünlü_gurbet üyenin diğer mesajları Hüzünlü_gurbet`in Profili Hüzünlü_gurbet Özel Mesaj Gönder Sayfanın başına dön
Konu: İstanbul saçlarını tarıyor herkes uyurken
Hüzünlü_gurbet su an offline Hüzünlü_gurbet  
138 Mesaj -
Te$ekkürler Elinize Saglik
Ekleme Tarihi: 28.11.2010 - 21:54
Hüzünlü_gurbet üyenin diğer mesajları Hüzünlü_gurbet`in Profili Hüzünlü_gurbet Özel Mesaj Gönder Sayfanın başına dön
Konu: Eskiden Ne Güzel Cahildik...
Hüzünlü_gurbet su an offline Hüzünlü_gurbet  
138 Mesaj -
Eski günler cok güzelmis..
Ekleme Tarihi: 28.11.2010 - 21:49
Hüzünlü_gurbet üyenin diğer mesajları Hüzünlü_gurbet`in Profili Hüzünlü_gurbet Özel Mesaj Gönder Sayfanın başına dön
Konu: Ey Rabbim !
Hüzünlü_gurbet su an offline Hüzünlü_gurbet  
Ey Rabbim !
138 Mesaj -


Ey Rabbim !



Sözlerin en güzeli, hiç şüphesiz Sana aittir.

Bizim söylediklerimiz,
söyleyeceklerimiz,
söyleyemediklerimiz,
söylemek istediklerimiz,
içimizde sakladıklarımız,
suskun bıraktıklarımız,
terkettiklerimiz,
unuttuklarımız,
fısıldadıklarımız,
hepsi, hepsi, sözlerin hepsi,
ancak, Sana yöneldiği için güzeldir.

Şüphesiz duayı dilimize veren Sen'sin,
dilimizi, duaya çeviren.. Sen'sin.
Sözlerin en güzeli Sana aittir,
ve sözlerin en güzeli Sana hitap etmekledir.



Ey RABBim !

Ebediyen bana yakınlığını tattırdığın için,

bana vahyettiğin tüm gerçekler için,

beni hayat denen bu sonsuz lezzet pınarının başına oturttuğun için,

bildiğim tüm ayıplarımı örttüğün için, gördüğüm bütün kusur ve günahlarımı bağışladığın için, umuduma kapak ettiğin tüm hayallerim için, En sevdiğini bana elçi gönderdiğin için,



EY SEVGİLİ, BENİ AŞKINA MUHATTAP ETTİĞİN İÇİN,


sonsuz hamd Sana,
sonsuz minnettarlık Sana,
sonsuz minnet Sana,
sonsuz şükür Sana,
sonsuz teşekkür sana.



Ey RABBim !



Tut ellerimden, sonsuz kudret elinle ,
beni hiçliğe düşmekten alıkoy, unutulmuşluktan uzak eyle beni,
varlığına komşu eyle beni.
Ben acizim, dayanağım Sen'sin,
fakirim ben, sığınağım Sen'sin,
dilsizim, sözüm Sen'sin,
körüm ben, gören Sen'sin.
Sağırım..
ki Sen! işitensin



Ey RABBim !


Sözlerin en güzeli Sana aittir, ve sözlerin en güzeli Sana hitap etmekledir.
Bu kırık dökük sözlerimi, bu perişan hitabımı, Sen kabul eyle,
Sen güzelleştir,
Ki sen bana aşktan kanatlar vermiştin ya
aşkın semasına uçurmuştunya beni
elimi Sen dokumuştun ya,
hani ele avuca gelmez dokunuşları,
Sen bahşetmiştin ya bana,
gözüme kendi nazarından ışıklar vermiştin ya,
gözle görülür güzellikler vermiştin ya bana,
yüzüme tebessümü Sen giydirmiştin ya.
Tebessüme karşılık veren güzel yüzler koymuştun ya karşıma



Ey RABBim !

Yoktum ben, Sen var ettin.
Unutulmuştum.. ki sen sevdin
Sevdiğin için var ettin...
Bir Sen sevdiğin için var edildim,
bir Sen beni andığın için ihya edildim.

Öyleyse Ey RABBim !

Varlığımı aşkına armağan eyle,
yak beni aşkının ateşinde, al beni bu rüyadan,
al beni bu dünyadan,
bu kırılgan varlığımı ebediyetin baharına toprak eyle.



Ey Eyy RABBim !

Bütün güzel sözler Sana söylemekle güzeldir.
Kırık dökükte olsa, kabul eyle bu sözlerimi, yıkık dökükte olsa duy yakarışlarımı,
kabul eyle beni, kabul eyle sözlerimi,

suskunluğumu, dilsizliğimi, en güzel dua eyle,
dua eyle dilsizliğimi,

dua eyle suskunluğumu,
en güzel dua eyle,



ki sözlerin en güzeli..

Sana ! hitap etmekledir..
dua eyle sözlerimi,
güzel eyle güzel eyle....

Ekleme Tarihi: 28.11.2010 - 21:40
Hüzünlü_gurbet üyenin diğer mesajları Hüzünlü_gurbet`in Profili Hüzünlü_gurbet Özel Mesaj Gönder Sayfanın başına dön
Konu: Yürekten Aglayan Bir Kadin...
Hüzünlü_gurbet su an offline Hüzünlü_gurbet  
Yürekten Aglayan Bir Kadin...
138 Mesaj -


Bir kadını ağlatmak çok zor değildir aslında. Kadınlar her şeye ağlayabilir; bir filme, bir şarkıya, bir yazıya... En az erkekler kadar yani! Ama bir kadını yürekten ağlatmak zordur. Eğer bir kadın yürekten ağlıyorsa, ağlatan onun yüreğine ulaşmış demektir.
- Yürekten ağlayan bir kadın ... Ama o yüreğin değerini bilememiş olacak ki ağlatan, gözünü bile kırpmadan teker teker batırır iğnelerini yüreğe! -
İşte o zaman koca bir yumruk gelir oturur boğazına kadının. Yutkunamaz, nefes alamaz; çünkü o koca yumruk canını çok acıtır. Gözleri buğulanır kadının sonra.
ama aglamayacagim, der içinden. Ama engel olamaz işte.
Çünkü yüreğine ulaşmıştır birileri ve iğneler saplamaktadır.. Bu acıya ne kadar karşı koyabilir ki bir kadın. İnce ince süzülür yaşlar gözünden; önce birkaç damla, sonra bir yağmur seli... Ve kadın ağlar; hem de çok!
Sanmayın ki gidene ağlar kadın! Gidenin giderken koparttığı yerdir onu ağlatan, orada bıraktığı yaradır. O yaranın hiç kapanmayacağını, kapansa bile izinin kalacağını bilir kadın; o yüzden ağlar. Ama bilir misiniz, ağlamak kadınları olgunlaştırır. Her damla, daha çok kadın yapar kadınları. Her damla bir derstir çünkü.
Bazen kadınlar ağladığında çoğu insan, ağlama niye ağlıyorsun ki, değmez onun için derler. Bilmediklerindendir böyle demeleri. Çünkü yürekleri acıyan kadınlar ağlamazlarsa, ölürler. İçlerindeki zehirdir onları öldüren! Ağlayarak o zehirden kurtulur kadınlar, o irini temizlerler yaralarındaki! Çünkü bilirler, o irin temizlenmezse iltihaba dönüşür yaraları
Dönüşmemesi lazımdır oysa. O yüzden de bolca ağlarlar.
Zaman geçer sonra. Kadınlar kendilerine sarılmayı öğrenirler. Umarım öğrenirler, yoksa ruhlar sapkın yollara çarpar kendini. Sapan ruhların doğru yolu bulması da yeni acılar demektir. Bunu bilir kadınlar, o yüzden eninde sonunda öğrenirler kendilerine sarılmayı...

Çok ağlayan kadınlar, bir çok şeyden vazgeçen kadınlardır aslında. Her damla olgunlaştırır kadınları evet ama olgunlaştıkça o safça inandıkları aşk gerçeği onların gözünde küçülür. Küçüldükçe değerini yitirir ve işte o zaman kendilerine sarılıp, yeni bir kadın yaratırlar kendilerinden.
Güçlü, yenilmez, mağrur ve aşka inanmayan...
İnançlarını yitirdi kadınlar.
Zamanında yüreklerine o kadar çok iğne saplandı ki, o kadar çok ağladılar ki! Artık kendilerinden başka bir doğru olmadığına inanıyorlar, o yüzden kendilerine sarılıyorlar.
Çünkü biliyorlar ki
sarıldıkları adamlar onları hak etmedi; hem de hiçbir zaman! Hep bir çıkarları oldu sarıldıkları adamların. E.. o zaman niye sarılsınlar ki!
Niye sarılalım ki!
Etrafınızda yürekten ağlayan bir kadın varsa bilin ki olgunlaşıyordur.

Bilin ki, gerçekleri kabul etmeye başlamıştır.

Bilin ki, artık aşkın olmadığına inanmıştır.

Bilin ki, sarılacak tek bir doğrusu kalmıştır
O da kim, ne diye sormayın artık. Çok ağlayan kadınlar, eninde sonunda kendilerine sarılırlar

Ekleme Tarihi: 29.10.2010 - 20:12
Hüzünlü_gurbet üyenin diğer mesajları Hüzünlü_gurbet`in Profili Hüzünlü_gurbet Özel Mesaj Gönder Sayfanın başına dön
Konu: Avucunuzdaki kelebek.
Hüzünlü_gurbet su an offline Hüzünlü_gurbet  
138 Mesaj -
sevinçli cok dogru..Te$ekkürler
Ekleme Tarihi: 28.10.2010 - 23:01
Hüzünlü_gurbet üyenin diğer mesajları Hüzünlü_gurbet`in Profili Hüzünlü_gurbet Özel Mesaj Gönder Sayfanın başına dön
Konu: DoGuM GüNüN MuTLu oLSuN...Hüzünlü_gurbet ...
Hüzünlü_gurbet su an offline Hüzünlü_gurbet  
138 Mesaj -
ALLAH razi olsun güzel dilekleriniz icin...
Ekleme Tarihi: 28.10.2010 - 22:58
Hüzünlü_gurbet üyenin diğer mesajları Hüzünlü_gurbet`in Profili Hüzünlü_gurbet Özel Mesaj Gönder Sayfanın başına dön
Konu: Seccadem...
Hüzünlü_gurbet su an offline Hüzünlü_gurbet  
138 Mesaj -

Ekleme Tarihi: 21.10.2010 - 23:45
Hüzünlü_gurbet üyenin diğer mesajları Hüzünlü_gurbet`in Profili Hüzünlü_gurbet Özel Mesaj Gönder Sayfanın başına dön
Konu: Alman Vatandasi...
Hüzünlü_gurbet su an offline Hüzünlü_gurbet  
Alman Vatandasi...
138 Mesaj -
Uzun cabalar sonucunda alman vatandasligina kabul
edilen genc,babasina sürpriz yapmak icin sevinc icinde eve kosmus
baba bak.alman vatandasiyim artik..! birinci kusak
milliyetcilerden olan baba cok sinirlenir.
-ulan soysuz.hangi yüzle gidersin alman vatandasi olursun diye gülen
oglunun suratina birde osmanli tokati atar...kosa kosa geri dönen oglan
bir yandanda söyle söylenirmis ..su hale bak yaa alman vatandasi olali
bir saat gecmedi türklerle basim belaya girdi...

Ekleme Tarihi: 21.10.2010 - 23:19
Hüzünlü_gurbet üyenin diğer mesajları Hüzünlü_gurbet`in Profili Hüzünlü_gurbet Özel Mesaj Gönder Sayfanın başına dön
Konu: Sevgi Dolabi...
Hüzünlü_gurbet su an offline Hüzünlü_gurbet  
Sevgi Dolabi...
138 Mesaj -
Düşünün ki önünüzde bir dolap var.
Bu dolapta 4 bölüm var.
Her bölümde kutular.
Bu kutuların içinde sevginiz ve nefretiniz var.



En üst bölümdeki kutularda ‘en çok sevdiklerinizi' saklıyorsunuz.

İkinci bölümde "Seviyorum ama fazla da güvenmiyorum" dediklerinizi.

Üçüncü bölümde "herkes gibi biri benim için" dediklerinizi.

En altta da "nefret ediyorum veya kesinlikle güvenmiyorum" diye adlandırdıklarınızı.

Buraya kadar her şey tamam.

Asıl sorgu şimdi başlıyor.
Siz hiç en üst bölüme koyduğunuz birisini,
bir tek söz yüzünden, en alt bölümdeki kutulara kattınız mı?

Değerinden fazla değer verdiniz mi birine?
Ya nefret ediyorum dediğiniz birini zaman ile sevdiniz mi?
Siz hiç yanıldınız mı?
Utandınız mı o bir zamanlar arkasından attığınız kişinin şuanda en yakın dostunuz olduğu için?
Hiç itiraf ettiniz mi "seni hiç sevmezdim" diye?

Ya da hiç kızdınız mı "ne de çok güvenirdim sana" diye.

İnsan hiç ‘bir söz' ile en sevdiğini en nefret ettiği kişilerin arasına katabilirimi? Doğru mu? Bir zamanlar göklere çıkarttığınızı yerin dibine atmak olur mu? Yakışır mı size?

Hâlbuki bir zamanlar aranızdan su sızmazdı. Yeri gelir ekmeği bile paylaşırdınız, kaldı ki düşünceleriniz, duygularınız. Bu kadar çok şeyi paylaştığın birini tanımamazlıktan gelebilir misin?


Sizlere bir tavsiye…



Hiç bir zaman ilk gördüğünüz birini ‘sevmedim' diyerek, dolabınızdaki en alt bölümdeki kutulara atmayın.
Zaman tanıyın,sabredin..
Gerekirse kutulara kaldırmayın, dolabın önünde bekletin.
Zamanı geldiğinde o kişi zaten dolabında bir bölümü kendi seçecektir.
Aynı şekilde, ilk gördüğünüz birine ‘sanki 10 yıldır tanıyorum' diyerek, en üst bölüm'e kaldırıp, yere göğe sığdırmayın.
Arkadaşlık, dostluk ve en önemlisi sevgi zaman ister.
Senin haberin olmadan o dolabında kendine yer bulacaktır.
Yeter ki siz sabredin ve dolabınızı geniş tutun..

Dolabınızın en üst bölümündeki kutuları ASLA atmayın.
Değerli bir hazine gibi saklayın.
En alt kattakileri de her hafta çöpe boşaltın.
Göreceksiniz, gün gelecek dolabınız sadece ‘SEVDİKLERİNİZ' ile dolacaktır.
İşte o zaman gerçek mutluluğu bulacaksınızdır…



Bir şey daha.



Bu dolap herkeste vardır.

O sizin sevginizi barındırdığınız KALBİNİZDİr

Ekleme Tarihi: 18.10.2010 - 10:32
Hüzünlü_gurbet üyenin diğer mesajları Hüzünlü_gurbet`in Profili Hüzünlü_gurbet Özel Mesaj Gönder Sayfanın başına dön
Konu: Teslim Olmak mı, Teslim Almak mı?
Hüzünlü_gurbet su an offline Hüzünlü_gurbet  
138 Mesaj -

Ekleme Tarihi: 18.10.2010 - 10:14
Hüzünlü_gurbet üyenin diğer mesajları Hüzünlü_gurbet`in Profili Hüzünlü_gurbet Özel Mesaj Gönder Sayfanın başına dön
Konu: Themenicon Cocukken Yaptigimiz Yaramazliklar...
Hüzünlü_gurbet su an offline Hüzünlü_gurbet  
Themenicon    Cocukken Yaptigimiz Yaramazliklar...
138 Mesaj -
Herkesin mutlaka cocukken yaptigi ,simdi ise aklina gelince güldügü yaramazliklar vardir.Bunlari paylasmak istedimsevinçli Önce ben baslayayim isterseniz sonra sizlerin yaramazliklarinizi paylasalim

Arkadaslarla grup kurup mahallede oynardik tam oyunumuzun ortasinda mehmet amca arabasini getirir orta yere parkederdi.Sonrada cekilin arabamin kenarisindan diye bize kizardi.Bende her defasinda arabasinin tekerlerini indirirdim cocukluk istesevinçli

Ekleme Tarihi: 16.10.2010 - 00:43
Hüzünlü_gurbet üyenin diğer mesajları Hüzünlü_gurbet`in Profili Hüzünlü_gurbet Özel Mesaj Gönder Sayfanın başına dön
Konu: Hayatın Son Kullanma Tarihi Var mı?
Hüzünlü_gurbet su an offline Hüzünlü_gurbet  
Hayatın Son Kullanma Tarihi Var mı?
138 Mesaj -
Hepimizin yaşadıklarımıza dair pişmanlıkları vardır. İtiraf ettiğimizde çok geç kaldığımız. "Keşke" dediğimizde, "keşke" demenin bile vaktinin geçtiği zamanlarımız. Bir anlık öfkeyle söylenen sözlerimiz. Başkalarına danışarak aldığımız kararlar, bunun neticesinde yanlışlıklarımız vardır.

Daha sonra hata yapıldığı bilindiği halde, geriye dönemediğimiz için sancılarımız. "Eyvah ben ne yaptım." Diyemeyecek kadar altında ezildiğimiz fevri hallerimiz.

İnsanı ne kadar harap eder, ne kadar ezer bu durumlar. Bu ezilmişliğin altında da sadece bizim duyduğumuz çığlıklar kalır. Öyle bir sızı girer ki yüreğimize, acısı senelerce geçmez.

Yaşanan en ufak sorunda acı en ücra yerinden çıkıp, dikilir karşımıza. Başımız öne eğilir, kelimeler biter. Belki kendimizi suçlarız, belki bir kaç kişiyi. Suçlu kim olursa olsun, pişmanlıklarımıza sebep olanlar hiç bir şey olmamış gibi hayatını yaşarken, sancıyı yüreğine alan çeker.

Birçok dost, arkadaş, sayısız sevenlerde olsa etrafta, pişmanlık girdi mi yüreğe acısı kolay kolay geçmez.

Yaşadığımız en ufak bir sorunda "keşke o zaman şunu şöyle yapsaydım" der kalırız. Ne geriye dönebilir, ne geçmişten âna gelebiliriz. İki çarmıh arasına gider gelir ömür. Ne kadar kitap okunsa, söz dinlense, nasihat uygulanmaya konulsa da nafile, bir kere pişmanlık gelip keyfince kurulmuştur tahtına. Her anda batırır iğnesini, kekremsi bir tat alır yaşananlar.

Ve insan sonunda anlar: ağlamakta tek başına, gülmekte.

Geriye dönüşü olmayan her olay insanı perişan eder. Bu sebeple "Hayır- Evet" demeden önce iyice düşünmeli kişi. “Bu kararı vermemde sebep ne; korkularım mı gerçekler mi?” diye defalarca sormalı.

Zira sağlıklı alınan her karar, seneler sonrada hatırlansa "iyiki öyle olmuş." dedirtir insana. En zor anda dahi sızlatmaz kişiyi.

Ama insan bazen ayrıntılarda boğulur. Korkularına teslim olur. Ayrıntılar karşısına geldiğinde korku silahlarıyla savaşır onlarla ve kaybeder. Kaybını yıllar sonra başka bir olayın için de fark edince, işte o an kayar gider elinden, benim dediği bütün sahiplikleri. Bardak yere düşmüş ve kırılmıştır artık. Ağlasa da boş, yalvarsa da ...

İnsan bazen yüreğini hiç bir yere sığdıramaz, kimselere emanet edemez. Onu her şeyden, herkesten saklar. Belki vermiştir de yere düşürülmüş, bir yerleri çizilmiştir. Bu düşmeden arta kalanlar bu kadar çekingen yapmıştır. Tecrübeler insanı olduğundan, istediğinden daha farklı davranmaya iter. Unutulan ise, hayat bazen gözü kara olmayı ister.

Ve insan fark eder ki: cesaretle korkaklık birbirine tıpatıp benzer.

"Ayı yavrusunu severken öldürürmüş" derler. İnsanlarda birbirinin kıymetini kaybedince anlar. Tam yitip giderken elimizden çok sevdiklerimiz, birçok sözler veririz. "Bir daha öyle yapmayacağım, bir daha bu şekilde olmayacak" diye.

Belki gerçekten değişmişizdir, evet bir daha bu şekilde olmayacaktır. Karşımızdakini üzdüğümüz o olaylar tekrarlanmayacaktır. Ama bitmiştir artık. Kırılan bir bardak değil yürektir ve her şey incelikten kırılırken, bir yürek kalınlıktan kırılır.

Fark edildiğinde yapılacak bir şey kalmamıştır. Pişmanlık. Yalvarsak ta, kölede olsak bitmiştir artık. Dal kırılmış bir kere, artık rüzgâr dinse de olur dinmese de..
Yarının, diğerlerinin kıymetini bilmek için bazen kaybetmek gerekir. Yoksa ne gelenin kıymeti bilinir, ne kazanılanın, ne verilenin, ne affedilenin.

Bazen kişi kendini çok güçlü hisseder. O kadar güçlü ki, hiç düşünmeden yakar her şeyi, her yeri. Sonra yaktıklarının en çok ihtiyacı olanlar olduğunu görünce, küllerin başında ağlamayı bile gurur sayar. Giderken daha hızlı koşar, yaşlar savrulurken etrafa.

Her birimizin ayrı ayı pişmanlıkları var. Ancak pişmanlıklarımızı itiraftan bile aciziz bazen. Gururumuzdan, korkularımızdan neler yitti hayatımızdan, ne başlamalara geç kaldık. Başkaları yüzünden ne keşkelerimizi düzeltme imkânlarını kaçırdık elimizden. Konumumuzdan, çevremizden, yada “nederler” demekten, bir özür bile dileyemedik.

Küçük korkular çekti yaşamımızın satır başlarını.

Ve hayat her olayda fısıldadı "son kullanma tarihim yok ey insanoğlu"

Ekleme Tarihi: 16.10.2010 - 00:08
Hüzünlü_gurbet üyenin diğer mesajları Hüzünlü_gurbet`in Profili Hüzünlü_gurbet Özel Mesaj Gönder Sayfanın başına dön
Konu: HİÇ Hayallerİnİzden Sifir Aldiniz Mi?
Hüzünlü_gurbet su an offline Hüzünlü_gurbet  
138 Mesaj -
Cok güzel bir paylasim yüreginize saglik...
Ekleme Tarihi: 15.10.2010 - 23:20
Hüzünlü_gurbet üyenin diğer mesajları Hüzünlü_gurbet`in Profili Hüzünlü_gurbet Özel Mesaj Gönder Sayfanın başına dön
Konu: Themenicon Kapalı!
Hüzünlü_gurbet su an offline Hüzünlü_gurbet  
138 Mesaj -

Ekleme Tarihi: 15.10.2010 - 23:12
Hüzünlü_gurbet üyenin diğer mesajları Hüzünlü_gurbet`in Profili Hüzünlü_gurbet Özel Mesaj Gönder Sayfanın başına dön
Konu: BIR TEST :)
Hüzünlü_gurbet su an offline Hüzünlü_gurbet  
138 Mesaj -
sevinçli
Himm dikkat testi olmussevinçli Ayrintilara takilanlar tam okumus benim gibisevinçli

Te$ekkürler
Ekleme Tarihi: 30.09.2010 - 22:37
Hüzünlü_gurbet üyenin diğer mesajları Hüzünlü_gurbet`in Profili Hüzünlü_gurbet Özel Mesaj Gönder Sayfanın başına dön
Konu: Hayal Kırıklığı Üzerine ,,,
Hüzünlü_gurbet su an offline Hüzünlü_gurbet  
Hayal Kırıklığı Üzerine ,,,
138 Mesaj -






Bugün yaşadığım bir(kaç) hayal kırıklığı üzerine bu yazıyı eklemek istedim... Hepimizin hayatımızda yaşadığımız hayal kırıklıkları vardır... Bazen o korkunç gerçeklerle yüzleştiğimizde adeta yıkılırız ve ne yapacağımızı bilemeyiz... En çok da insanlarla olan ilişkilerimizde yaşadığımız bu hayal kırıklıkları acıtır canımızı… Bunlara birkaç örnek verilmiş bu yazıda... ... * Ulaşmaya çalıştığın şeyin aslında o şey olmadığını, yıllarını boşa verdiğini anlamak gibi... * Bir şarkıyı söylerken birden artık o şarkıyı kimsenin hatırlamadığını anlamak gibi... * Bir adım atabilsen herşey değişeceğini çözdüğün anda artık yürüyemediğini anlamak gibi... * Aniden herkesin içinde birine aşık olduğunu belli eden bir laf ettiğinde herkesle birlikte onun da gülmesi gibi... * Hayatının aşkının gözünün ucunda bir damla olarak durması gibi.. * Yıllardır baktığın aynanın camının kırık olduğunu anlamak gibi... * Onurlu bir hayat yaşayım derken, bütün eğlenceyi kaçırdığını görmek gibi... * Yıllar aynı devam ediyor derken, elini attığında yüzünde kırışıklıkların varlığını hissedip yaşlandığını anlamak gibi... * Yediğin kuru ekmek içinde en sevdiğin şeyin olduğunu hayal ederken birinin ekmeğinin içinin boş olduğunu söylemesi gibi… * Kimseye kendini anlatamadığın için acı çekerken, "Kendimi anlatmak zorunda olduğum bu insanların yanında işim ne? demek gibi... * İçin kan ağlarken gülmeye çalıştığın için aslında hiç üzülmediğini düşünmeleri gibi... * Tatlı uykunda tatlı yerlerde gezinirken karanlık bir odada yapayalnız uyanmak gibi... * Çok şey hissettiğin birinin ardından koşup yetişmeye çalışırken tam yetiştim dediğin anda onun başkasına sarıldığını görmek gibi... * Başını çevirdiğinde hiç kimsenin seni dinlemediğini anlamak gibi... * Hayatını verdiğin kişinin senin yüzüne gülerken aslında seni o anda aldattığını dakika dakika saniye saniye öğrenip yıkılmak gibi... * Bazı sabahlar uyandığında hala bazı şeyleri unutmamış ve aşamamış olduğunu anlamak gibi... * Unuttuğunu sandığın birşeyin sana onu hatırlatması gibi... * Çok sevdiğin hayranı olduğun bir şarkıcının konserine bilet alıp gittiğinde aslında konserin önceki gün olduğunu öğrenmek gibi... * Yıllarca beklediğin kişinin hiç gelmeyeceğinden emin olduğun an gibi... * Eskiden çok üzgün ve kırgın gittiğin evine yıllar sonra ayakta ve dimdik gittiğinde artık bunu göstereceğin annen ve babanın olmadığını anladığın an gibi... ... Hayatta herşey her zaman istediğimiz gibi gitmeyebiliyor... Sonunda üzülmemek için belki de olacakları önceden kabullenmek gerek... Bunu yapabilseydik belki sonunda o kadar da üzülmezdik... Hayal kırıklarımızın bir anlık olması dileğiyle.......
Ekleme Tarihi: 30.09.2010 - 22:29
Hüzünlü_gurbet üyenin diğer mesajları Hüzünlü_gurbet`in Profili Hüzünlü_gurbet Özel Mesaj Gönder Sayfanın başına dön
Sayfa (7): (1) 2 3 Devam >
İmzalar göster - Konuları göster

Kategori Seç:  
Sitemizde şu an Yok üye ve 134 Misafir mevcut. En son üyemiz: Mirzabey61


Admin   Moderator   Vip   Üye ]

Hayırlı ömürler dileriz.    Bu üyelerimizin doğum günlerini tebrik eder, sıhhat ve afiyet dolu bir ömür dileriz:
mudessir (39), oumaima (49), bsurek (36), esir_arslan (36), zeynek (45), candanselam (38), gurbet_kizi (33), beyhansnmz (48), albay_1 (45), kuscu_20 (43), oOBiRHaTOo (36), fatiha23 (52), mehmet84 (36), aker571 (37), yahay05 (34), sema25 (33), sahabe_yolu (37), davidtroy (38), bilgerav (50), htcerdek (40), Efe Salih (35), feysasel (41), kadiraydogdu44 (30), iso_yattara (14), muhtar77 (43), 55Timur (46), direnis (33), avicenna (50), serkanulus (42), chem44 (42), güner (49), mina23 (29), alyazmali (36), Munevverrr (35), Alperen82 (38)
24 Saatin Aktif Konuları
0

Copyright © ((( RAVDA.net )))  *  İrtibat   *   RAVDA Reklam Servisi   *   Tüm hakları saklıdır, izinsiz alıntı yapılamaz.
Sitemizde yayınlanan imzalı yazıların içeriğinden yazarları, forum ve yorumlardan ekleyen şahıslar sorumlu olup, kesinlikle sitemiz sorumlu değildir.
© by ((( RAVDA.net )))

Sayfa 0.86959 saniyede açıldı